14.10.2016 12:10

Babalar ve Oğullar

Gears of War 4 İnceleme

Buzz » Oyun İncelemeleri » Gears of War 4 İnceleme

       Sadece Xbox 360’ın değil geride bıraktığımız jenerasyonun hiç kuşkusuz en güçlü oyunlarından birisiydi Gears of War. Oyun mekanikleri, çoklu ve eşli oyun modları, 20 milyonluk satış rakamı, 1 milyar doları aşan geliri ve sıkı hayranlarıyla Microsoft için kısa süre içinde Halo kadar değerli bir marka olmayı başardı. Kader bu ya, Gears of War tıpkı Halo gibi el değiştirerek Epic Games’ten satın alınıp tamamen Microsoft markası olurken, oyunun bu kadar başarılı olmasını sağlayan Epic Games’in yerine yapımcı koltuğuna çiçeği burnunda oyun stüdyosu The Coalition oturdu. Ve nihayetinde Gears of War 3’le sonlanan hikayeyi yepyeni bir maceraya dönüştürecek Gears of War 4’ün duyurusu gerçekleşti.

Yeni bir stüdyo, yeni bir hikaye, yeni karakterler ve yepyeni bir serüven… Gears of War 4 arkasında başarılı bir üçlemenin gazı ve omuzlarında aynı üçlemenin ağırlıyla ne kadar başarılı?

Hikayemiz Gears of War 3’den 25 yıl sonrasını konu ediniyor. Sera gezegeni, tüm bir savaşın sebebi olan Imulsion isimli enerji kaynağı beraberinde Locust ve Lambent tehlikesinden geliştirilmiş özel bir bombayla tamamen arındırılmıştır. Ancak bunun karşısında enerji kaynağı tükenen gezegende insanlar hayatta kalmak için yeni yollar aramak zorunda kalır. 3. Oyunun sonunda meydana gelen patlama sadece gezegendeki enerji kaynağını tüketmez, Windflare isimli güçlü ve ölümcül bir rüzgar fırtınasının da oluşmasına sebep olur. Hayatta kalan yüzbinlerce insanın Windflare ve diğer tehlikelerden korunması için duvarlarla korunan şehirler inşaa edilir ve insanların bu şehirlerin dışında çıkması hükümet tarafından yasaklanır. Ancak bazı insan grupları COG’un yani hükümetin bu politikasına karşı çıkarak duvar dışında yaşamaya başlar ve Outsiders olarak isimlendirilirler. Maceramız da işte tam burada başlıyor!

     Ana karakterimiz, ilk üçlemenin kahramanı Marcux Fenix’in oğlu J.D. Fenix. COG birliğinden ayrılarak arkadaşlarıyla duvarların dışında bir yaşama kaçıyor. Bu hikaye kurgusuyla beraber, yapımcı ekip Sera gezegenini biraz daha yakından tanıma ve keşfetme şansı tanımış oyunculara. Avrupa mimarisinin mekanik bir kıyafet giydiği Gears of War’a özgü şehirlerden uzaklaşarak kasabalara, çiftlik evlerine uğruyor, yeni yeni inşaa edilen yerleşim birimlerini yağmalıyoruz. Başlangıç bölümleri savaş sonrası Sera gezegeni ve sonrasında oluşan hiziplerin çatışma sebepleri üzerine kurulurken, yeni karakterlerimiz arasında tıpkı ilk üçlemede olduğu gibi geçen tatlı-sert atışmalar ve sohbetler adeta oyuncu ile bağ kurmayı amaçlıyor ve başarılı da oluyor. Ama başlangıç görevleri oyun ilerleyişi olarak kendini tekrar eden ve heyecan verici olmaktan uzak kalmış.

Gears of War 4, adeta bir futbol müsabakası gibi. İlk yarısı hızlı başlayan ancak kalesinde yediği gollerle sizi hayal kırıklığına uğratan; ikinci yarısında sergilediği performansla ilk yarının hayalkırıklığını bir noktada unutturuveren bir futbol müsabakası.

     Yeni düşman The Swarm’un oyuna dahil ediliş süreciyle alakalı bir sıkıntı bu. Yeni bir serüvene başlanıyor olmasından sebep belki de, sizi bu yeni tehditle hemen tanıtştırmak istememiş yapımcı ekip. Outsiders ve COG tarafları arasında çıkan anlaşmazlıklar karşısında devletin robot kolluk güçleri DeeBee’lerle karşı karşıya kalıyor ve 3. Act’in başlarına kadar bu robotlara karşı bir mücadele veriyorsunuz. Gears of War serisinin et ve kemikle bütünleşmiş savaş alanı için sıradışı kaçan bu düşmanlar kısa süre içinde sıkıcı olmaya başlıyor ve kendini tekrar eden bir döngü içinde irili ufaklı robotlara ve dronlara karşı siper savaşlarına devam ediyorsunuz. Üstelik de oyuncuyu içine çekmekten aciz kalan bölüm tasarımlarıyla. Sizi siperden çıkarmak için dibinizde patlayan ve tekmeleyerek uzaklaştırabildiğiniz robotik topların yerini alacak esas düşmanı ve amacı beklerken sadece mazideki dostunuz biraz olsun hem hikayeye hem de oyun alanına olan ilginizi devam ettirebiliyor. Robot düşmanlarımızın seriye en büyük katkısıysa bomba, pompalı, keskin nişancı tüfeği ve makinalı tüfek sınıflarına yeni birer silah kazandırıyor olması.

 

      İlk yarıyı sevimsiz  bir aksiyonla bitiriyor Gears of War 4 ve karanlık çöktüğünde adeta kabuk değiştiriyor. Yeni tehdide ait ilk bulgular, gizem atmosferi ve hikayede yaşanan gelişmelerle gerçek anlamda Gears of War 4’ün 3. Act’ten itibaren başladığını söylemek hiç de yanlış olmaz. Yeni tehdit The Swarm, yerde aniden oluşan biyoorganik çukurlarda evrimleşiyor, sizi siperlerin ardında sürdürdüğünüz o güvenli ortamdan çıkartmaya zorluyor, çığlık atarak kuluçkadaki dostlarını uyandırıyor ve yutuyor! Yutulduğunuzda oyunu canavarın karnından takip etmek ve kurtarılacağınız anı beklemek hikayeyle empati kurmak açısından da ilgi çekici olmuş. Locust sürüsü gibi silah kullananları da var, vahşice saldırıp pençelerini kullanan da. Ancak hikayenin “devam edecek bir oyun serisi” olarak yazılmış olmasından sebep, bu yeni düşmanın menşei ile alakalı bazı bilgiler ve detaylar havada kalmış. Locust’lar gibi hikayenin arka planı sağlam doldurulamamış.

Yeni düşmanlarımızla tanıştıktan sonra heyecan kazanan oyun alanını etkileyen yeniliklerden birisi Windflare fırtınaları. İlerleyişiniz esnasında hikaye gereği oluşan bu fırtınalar sadece görsel olarak görkemli bir atmosfer oluşmasını sağlamakla kalmıyor. Kontrol sahipleri için avantajı ve dezavantajı bir arada sunan bu ölümcül fırtınada bir yandan hayatta kalmak için bir sığına kapak atmaya çalışıyor, diğer yandan etrafta bulunan eşyaları, malzelemeleri kullanarak düşmanlarınızı temizleyebiliyorsunuz. Ayrıca oyuna dahil olan güçlü silahlarımızdan Buzzkill’in testereleri bu fırtınadan etkilenerek hedefi tutturmayı zorlaştırmış ve bu bomba fırlatmalarımızı da doğrudan etkilemiş.

Gears of War 4 sinematik sahnelerle bezenmiş anlar yanı sıra kule savunma oyunlarına benzeş görevleriyle de dikkat çekiyor. İşin güzel kısmı ise bunları nadiren kullanarak tadı damaklarda bırakacak şekilde sunuyor olması. Ne defalarca kullanılmışlar ne de gereksiz uzatılmış. Hikaye içine başarıyla yedirilen sinematik anlar ve alan savunma bölümleri kesinlikle keyifli! Alan savunmada Fabricator adındaki cephanelikten size verilen puanlar dahilinde defans hattı kurmanız isteniyor ve ardından gelen düşman dalgalarına defans hattınızla karşı koymaya çalışıyorsunuz.

     Oyundaki bir diğer yeni silahımız da Dropshot. Gears of War 3’den hatırlayacağımız yeraltından giden patlayıcı ateşleyebildiğiniz Digger’ın havadan giden hali diyebiliriz. Uçan matkap şeklinde ilerleyen mermiler hem düşmanı tepeden tırnağa delip geçiyor hem de patlayıcı etkisiyle çevreye de hasar veriyor. Bunların dışında klasik hızarlı makineli tüfeğimiz Lancer, Gnasher, Snapshot ve magnumumuz cephanedeki yerini korumuş.

Son silahımızsa bıçak. Size yakın noktaya saklanmış düşmanı siperinden çekerek bıçağınızla işine son verebiliyorsunuz. Bu hareket yanı sıra, sipere yaslanmadan üzerinden atlama hareketiyle karşı tarafı sersemletip bitirici vuruş yapma şansınız var.

Gears of War 4’de karakter kontrolü ve hareketler hızlı ve akıcı bir hale getirilmiş. İlk oyunlara nazaran dönüşlerimiz, nişan alma ve bomba atma gibi hareketliliklerde gözle görülür bir hız artışı var. Bu da oyunun hem hikaye hem de çoklu oyuncu moduna yansımış haliyle.

Çoklu oyuncu modu kor modlar başlığı altında 6 farklı oyun ve Competitive yani rekabetçi modlar başlığı altında 2 farklı mod olmak üzere farklı kurallarla zengin bir içerik sunuyor.

Ayrıca oyunun sevilen bir diğer modu Horde’da versiyon 3’le karşımızda. 5 oyuncunun gelen düşman dalgalarını savurduğu modda, oyunda yer alan ve defansif gereçlere erişmemizi sağlayan Fabricator’e de yer verilmiş. Böylece bariyerler, otomatik makinalılar, şok vericiler gibi artan düşman dalgalarına karşı bir avantaj elde etmiş oluyorsunuz. Dalgalar arasındaki 30 saniyede doğru silahlara erişmek, Fabricator için enerji toplamak ve defansı olgunlaştırmakla gerilim dolu geçiyor.

Bu mod ayrıca 5 ayrı sınıfı seçebilme ve 13 ayrı yetenekle bu sınıfları kişiselleştirme şansı tanıyor oyunculara. Mesela Engineer, yani mühendis sınıfı olarak hasar alan defansınızı tamir edebiliyorsunuz. Diğer yandan Scouts, yani izci sınıfı savaş alanından diğer sınıflardan daha çok enerji toplayabiliyor.

Görsel olarak Gears of War 4 ilk saatlerinde pek donuk kalıyor. Ancak ilerledikçe gerek gece atmosferi, gerek yağmur, gerekse ışık yansımaları ve kaplamalarla rüştünü ispat etmeyi biliyor. Özellikle fırtına anlarında durup etrafı izlemeye koyuluyorsunuz. Multiplayer modu da beta sürecinin ardından kesinlikle görsel olarak daha iyi bir seviyeye ulaşmış durumda.

Gears of War 4 hikaye modunda ancak ikinci yarıda atağa geçebilirken, dolu dolu bir çoklu oyuncu modu ve tamamen yenilenen Horde moduyla eksiğini bir noktada kapatabiliyor. Denenen yeniliklerin tadımlık olması sevindirici ancak hikayenin bir seriye uygun olarak, adeta bir üçlemenin parçasıymış gibi yazılmasından sebep belki de daha oturaklı hale geldiği noktada bitmesi her oyuncunun hoşlanmayacağı bir detay.

 

EDİTÖR NOTU: TAVSİYE EDİLİYOR

TAVSİYE ETTİKLERİMİZ